Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 112


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


Arina Vlasyevna, kapının yanındaki alçak bir iskemlede oturuyor, yalnız dua etmek için uzaklaşıyordu oradan. Birkaç gün önce, elinden küçük bir ayna düşüp kırılmıştı, bunu her zaman uğursuzluğa yorardı kadın; hatta bu yüzden Anfışuska onu yatıştıracak bir söz bulamıyordu. Timofeyiç, haberi iletmek için Bayan Odintsov'a gitmişti. Gecesi kötü geçti Bazarov'un… Yüksek ateşten kıvrandı durdu. Sabaha karşı biraz iyileşti. Saçlarını taramasını istedi annesinden, elini öptü onun, bir iki yudum çay içti. Vasiliy İvanyiç biraz ferahladı.
“Allah'a şükürler olsun!” deyip duruyordu. “Kriz geldi, geçti.”
“İşte bakın!” diye mırıldandı Bazarov. “Bir sözcük nelere yarar! Bir söz buldu… Kriz, dedi ve içini rahatlattı. İnanılır şey değil, insanlar hâlâ nasıl da inanıyorlar sözlere! Bir adama budala de, sözgelişi, dövmesen de üzülür; ama akıllı de de parasını verme… memnun kalır.” Bazarov'un, eski nüktelerini hatırlatan bu kısa konuşma babasını canlandırdı. “Bravo! Ne güzel söyledi, harika!” diye bağırdı, sanki el çırpar gibi yaparak. Bazarov üzgün üzgün güldü.
“Ne dersin” dedi, “Kriz geçti mi, yoksa geliyor mu?”
“Daha iyisin, gördüğüm bu benim, sevinmem bundan.”
“Bu iyi, sevinmekten hiçbir kötülük gelmez insana. Ona haber yolladın mı?”
“Elbet yolladım.”
İyiye dönüş kısa sürdü. Hastalık şiddetini artırdı. Vasiliy İvanyiç, oğlunun başından hiç ayrılmıyordu. Sanki başka türlü bir acı onu pençesine almıştı. Birkaç kez, bir şey söylemek için ağzını açtı… Fakat sözcükler tıkadı onu. “Yevgeniy!” dedi sorunda. “Oğlum, benim sevgili oğlum!”
Bu alışılmamış seslenmiş Bazarov'u etkiledi. Başını hafifçe çevirdi, ağır basan dalgınlıktan sıyrılmaya çalıştığı besbelli, “Ne var, baba?” diye mırıldandı.
“Yevgeniy” dedi yine Vasiliy İvanyiç yatağı yanında diz çökerek. Bazarov gözlerini açmamıştı, onu göremiyordu. “Yevgeniy, şimdi daha iyisin, iyileşeceksin inşallah; ama bu andan yararlanarak anneni ve beni memnun et, Hıristiyanlık ödevini yerine getir! Sana bunu söylemek korkunç bir şey benim için; ama daha da korkunç olanı… sonsuza değin Yevgeniy, sonsuza değin… Sen demek istediğimi düşün…”
Yaşlı adamın sesi kesildi, gözleri hâlâ kapalı yatan oğlunun yüzünde garip bir görünüş belirdi. “Sizi rahatlatacaksa hiçbir itirazım yok” diye karşılık verdi sonunda. “Ama aceleye lüzum yok gibi geliyor bana. Daha iyi olduğumu sen söylüyorsun.”
“Daha iyisin. Yevgeniy, daha iyisin; ama kim bilir, her şey Allah'ın emrine bağılıdır, borcunu yerine getirsen…”
“Hayır, biraz daha bekleyeceğim” diye sözünü kesti onun Bazarov. “Ben de senin gibi düşünüyorum, kriz geçirdim. Ama yanıldıksa, zarar yok! Kendinden geçmiş durumda olanlara da son kutsama yapılır.” “Ne olursun Yevgeniy…”
“Bekleyeceğim. Şimdi uyumak istiyorum. Beni rahatsız etme.” Ve başını eski yerine koydu.
Yaşlı adam doğruldu diz çöktüğü yerden, koltuğa oturdu, çenesini tutup parmaklarını vurmaya başladı…
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   ...    117   »