Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 12


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


Dünden beri şöyle iyice görecek vakit bulamadım ki…“
Amcasına gitti Arkadiy, yanaklarında gene duydu onun kokulu bıyıklarını. Pavel Petroviç masaya oturdu. İngiliz modasına göre biçilmiş zarif bir giysi vardı üstünde, başında da küçük bir fes. Bu fes ve şöylesine bağlanmış kravat, köydeki avare hayatı yansıtır gibiydi, ama gömleğinin sert yakası tıraşlı çenesinin üstünde acımasızca dikiliyordu.
“Ee senin yeni arkadaş nerede?” diye sordu Arkadiy'ye.
“Evde değil, genellikle erken kalkar, başını alıp gider bir yerlere. En iyisi onu rahat bırakmak. Merasimden hoşlanmaz.”
“Evet, belli…” dedi Pavel Petroviç ve sözünü bitirmeden ekmeğine yağ sürmeye başladı. “Çok mu kalacak burada?”
“Belli olmaz. Babasına bize gelirken uğradı.” “Babası nerede oturuyor?”
“Bu bölgede, buradan altmış mil tutar tutmaz. Küçük bir çiftliği var. Orduda doktormuş eskiden.”
“Tamam, tamam, tamam. Elbette ya. Bu adı daha önce duydum diye düşünüp duruyordum. Bazarov? Bildin mi Nikolay, babamın tümende Bazarov diye bir cerrah vardı?” “Vardı ya.”
“Evet evet, o işte. O cerrah olacak bu çocuğun babası. “Hım!” Pavel Petroviç bıyıklarını burdu. “Peki, bu Bazarov neci gerçekte?” diye sordu düşüne düşüne.
“Bazarov mu neci?” Arkadiy güldü. “Müsaade eder misin amca söyleyeyim onun gerçekte ne olduğunu?”
“Lütfen yavrum.”
“Nihilist.”
“Ne…?” diye sordu Nikolay Petroviç; ucunda küçük bir tereyağı parçası bulunan bıçağını, yukarı kaldırmış olan kardeşi kala kaldı. “Bir nihilist” diye tekrarladı Arkadiy.
“Bir nihilist” dedi Nikolay Petroviç. “Latince “nihil”, “hiç”ten gelir bu sözcük sanırım; hiçbir şeyi tanımayan bir… bir adam anlamına, değil mi?”
“Hiçbir şeye saygı duymayan de şuna” diyerek araya girdi Pavel Petroviç, sonra gene yağını sürmeye koyuldu.
“İkisi bir değil mi?” diye sordu Nikolay Petroviç.
“Hayır, aynı şey değil” dedi Arkadiy, Nihilist hiçbir prensibi benimsemeyen adam demektir, o prensip ne denli saygı gören bir prensip olursa olsun.” “Ee, iyi bir şey mi bu?” diye kesti yeğeninin sözünü.
“Adamına göre değişir amcacığım. Kimine göre iyidir, kimine göre çok kötü.”
“Demek öyle. Neyse bizim anladığımız şeylerden değil sanırım. Biz, daha yaşlı kuşak, deriz ki, prensipsiz. Prensipsiz, senin dediğin gibi, bir prensibe dayanmadan insan bir adım bile atamaz, tek bir soluk bile alamaz. Fransızca ifadeyle 'Siz bunların tümünü değiştirdiniz' dedi ve şöyle devam etti: Allah size sağlık, şan şeref versin, bizse sizlere seyirci ve hayran kalmakla sevinç duyacağız sayın… neydi o söz?”
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   ...    117   »