Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 30


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


“Ne? Bütün milleti ardınızdan sürükleyeceğinizi sanmanız ciddi mi?”
“Bir kıvılcım, biliyorsunuz, Moskova'yı yaktı” diye karşılık verdi Bazarov. “Anlıyorum, önce şeytanca bir gurur, sonra alay… İşte gençleri çeken bu, işte yaşantısız gençlerin gönlünü çeken bu! Bakın, onlardan biri yanında oturuyor, ayaklarınızın altında yere kapanıp tapmaya hazır. Bakın ona!” Arkadiy öbür yana döndü ve kaşlarını çattı. “Ve bu salgın yayıldı bile alabildiğine. Bana söylediklerine göre, Roma'da sanatçılar Vatikan'a ayak atmıyorlarmış. Raphaello'ya budalanın biri diye bakıyorlarmış, çünkü efendim Raphaello bir otoritedir. Bunu diyenler ise öyle kısır, öyle bayağı ki, hayal güçleri Raphaello'nun 'Çeşme Başındaki Kız' isimli tablosunu aşamıyor, istedikleri kadar çabalasınlar. Hem de o kız çok mundar gösterilmiştir. Ama bunlar sizin kafanızda makbul insanlar, öyle mi?” “Benim kafama göre” diye karşılık verdi Bazarov, Raphaello beş para etmez, ötekiler de ahım şahım şeyler değil.“
“Bravo, bravo, duyuyor musun Arkadiy… Gençler nasıl konuşmalı öğren! Böyle düşünürseniz, gençler sizi izlemekte nasıl aksayabilirler! Eskiden gençler okuyup öğrenmek zorundaydılar. Bilgisiz kalmamayı kafalarına soktularsa, çalışmaktan başka çıkar yolları yoktu, sevse de, sevmese de. Ama şimdi 'Dünyada her şey saçma' desinler olup bitiyor. Gençler memnun elbet bundan. Oysa eskiden serseri denirdi bunlara, şimdi nihilistiz diye boy gösteriyorlar.”
Arkadiy tümden kızarmış, gözleri ateş saçarken, Bazarov sakin sakin, “Bakın, onca övündüğünüz kendine saygı duygusu sizi nelere düşürdü” dedi, sonra da, “Zaten bu tartışma fazla uzadı, burada kessek iyi olur” diye ekledi, yerinden kalkarak.
“Bugün, özel ya da kamu kesiminde hiç acımadan yadsımayacak bir tekini gösterin, sizinle birlik olmaya hazırım” dedi.
“Milyonlarcasını gösterebilirim” diye haykırdı Pavel Petroviç, “Milyonlarcasını. Alın, sözgelişi, köy komünlerini…”
Bazarov'un yüzü soğuk bir alaycılıkla büzüldü.
“Ha, köy komunalarının ne olduklarını” dedi “kardeşinizle tartışsanız daha iyi olur. Onun gerçekte neye benzediğini şimdi kendi gözleriyle görüp anlamıştır sanırım. Onun ortak sorumluluğunu, içkiye düşkünlükteki temkini ve bunun gibi şeylerini…”
“Peki, aileyi alın, bizim köylerdeki aileyi” diye bağırdı Pavel Petroviç.
“Bu konuyu da öyle pek inceden inceye ele almasak sizin için daha iyi olur derim. Kaynata-gelin ilişkileri üstüne bir şeyler duymuşsunuzdur sanırım. Dinleyin beni Pavel Petroviç, iki gün düşünün bunu… doğru dürüst bir örnek bulacağa benzemiyorsunuz hiç de. Toplumun çeşitli katlarını ele alın, dikkatle inceleyin onları, biz de bu sırada Arkadiy ile…”
“Her şeyi alaya alın” diye sözünü kesti onun Pavel Petroviç.
“Hayır, gidip kurbağaları açımlayalım. Hadi Arkadiy, Hoşça kalın baylar!”
İki arkadaş, kardeşleri tek başlarına, sus pus olmuş, birbirlerine baka kalmış bırakarak gittiler.
“İşte böyle” dedi Pavel Petroviç sonunda, “böyle bu kuşağın gençleri işte. Bizim yerimiz alacak olanlar!”
«   01   ...    20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   ...    117   »