Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 35


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


“A, sen misin Herr Sitnikov” dedi Bazarov, yürüdüğü kaldırımdan ayrılmadan. “Hangi rüzgar attı buraya?”
“Esti işte, tümden rastlantı” diye karşılık verdi öbürü, sonra arabaya doğru dönerek dört beş kez kollarını salladı bağırarak, “Bizi izle, bizi!.. Babamın bir işi var burada” diye sürdürdü sözlerine, hendekten atlayarak, “benden istedi… Bugün duydum kasabaya geldiğinizi, demin uğradım…” (Gerçekten de iki arkadaş odalarına döndüklerinde, kenarları kıvrılmış, bir yanına Fransızca, öbür yanına Slav yazısı ile Sitnikov adı yazılı bir kart bulmuşlardı) “Valinin yanından gelmiyorsunuzdur sanırım.” “Doğru oradan geliyoruz.”
“Öyleyse ben de giderim ziyaretine… Yevgeniy Vasilyiç, tanıştırsana beni senin…” “Sitnikov… Kirsanov” diye homurdandı Bazarov, yürüyerek.
“Memnun oldum” diye başladı Sitnikov, yol kenarından yürüyerek, sırıtarak ve aşırı şık eldivenlerini çıkararak.
“Adınızı çok duydum. Ben Yevgeniy Vasilyiç'in eski bir dostuyum, diyebilirim ki, öğrencisiyim onun. Gözlerimin açılmasını ona borçluyum…”
Arkadiy, Bazarov'un öğrencisine baktı. Küçük fakat çizgileri güzel, bakımlı yüzünde kaygılı bir görünüş vardı, hep şaşkınlık içinde bulunduğu izlenimi veren ufak gözleri ürkek ürkek bakıyordu, gülüşü de huzursuzdu… kesik kesik, cansız bir gülüş. “İnanır mısınız” diye sürdürdü sözlerini, “Yevgeniy Vasilyiç'in otorite diye bir şey tanımayacağımızı ilk söylediği gün, heyecandan şaşkına döndüm, gözlerim açıldı! İşte, diye düşündüm, aradığım adamı buldum! Ha sırası gelmişken söyleyeyim. Yevgeniy Vasilyiç, burada bir hanım var, onunla mutlaka tanışmaksınız. Gerçekte sizi anlayacak yetenekte bir insan. Ziyaretiniz onun için bayram olacak. Adını duymuşsunuzdur belki de.” “Kimmiş?” diye sordu Bazarov, isteksiz.
“Bayan Kukşin. Yevdoksiya. Yevdoksiya Kukşina. Harikulade bir insan, kelimenin tam anlamı ile serbest düşünceli, ilerici bir kadın. Ne yapalım biliyor musun? Hadi üçümüz birlikte şimdi onu görmeye gidelim. Siz daha yemeğinizi yemediniz, değil mi?” “Hayır, yemedik.”
“İyi, çok güzel! Kocasından ayrı, anlarsınız ya, tümden bağımsız.”
“Güzel mi?” diye sodu Bazarov. “Yo, güzel denemez.”
“Öyleyse neden götürüyorsunuz bizi oraya?”
“Ah ha! Gene şakacılığınız üstünüzde… Yüzde yüz bir şişe şampanya açar bize.”
“Öyle mi? İşini bilen adam şıp diye gösterir kendini. Ha, aklıma geldi, babanız hâlâ o içki işiyle mi uğraşıyor?”
“Evet” dedi Sitnikov ve tiz bir sesle güldü. “E, gidiyor muyuz şimdi?” “Valla bilmem.”
Arkadiy alçak sesle, “Buradaki insanları tanımak istiyordun ya, git işte” dedi.
“Ya siz ne yapıyorsunuz Bay Kirsanov?” diye sordu Sitnikov.
“Olmaz, siz de gelmelisiniz… Sizsiz olmaz.”
“Ama nasıl damlarız böyle hep birden?”
«   01   ...    25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   ...    117   »