Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 53


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


“Sizi özleyeceğim” diye tekrarladı.
“Sahi mi? Ama ne olsa bu özlem çok sürmez.”
“Size bunu düşündüren nedir?”
“Çünkü siz bana yalnız evdeki düzeniniz bozulunca sıkıldığınızı söylediniz. Siz yaşayışınızı öyle kusursuz düzenlemişsiniz ki, içinde ne can sıkıntısına, ne üzüntüye, ne de herhangi bir rahatsız edici duyguya yer var.”
“Demek beni o kadar kusursuz buluyorsunuz… Demek istiyorum ki, yaşayışımı aksaksız bir düzenle kurduğumu?”
“Onu dedi. Sözgelişi, beş dakika sonra saat onu vuracak, şimdiden biliyorum ki, o zaman odadan dehleyeceksiniz beni.”
“Hayır, dehlemeyeceğim Yevgeniy Vasilyiç. Kalabilirsiniz. Pencereyi açar mısınız… Soluğum tıkandı biraz.”
Bazarov kalktı ve pencereyi itti. Bir itişte çatırtı ile açıldı pencere… Bu kadar kolay açılacağını kestirememişti; sonra elleri de titriyordu. Sakin karanlık gece aktı odadan içeri, nerdeyse kapkara göğü, hafif hafif hışırdayan ağaçları ve tertemiz havanın kokusu ile.
“Perdeyi çekin de oturun” dedi Bayan Odintsov. “Ayrılmanızdan önce sizinle konuşmak istiyorum. Kendinizden açın sözü, siz hiç konuşmazsınız kendinizden.”
“Ben sizinle yararlı konulardan açmaya çalışıyorum Anna Sergeyevna.”
“Çok alçak gönüllüsünüz. Ama ben sizi, ailenizi, bizi bırakıp gitmenizin nedeni olan babanızı biraz olsun tanımak isterdim”
“Bunu niçin söylüyor?” diye düşündü Bazarov.
“Bunların hiçbiri sizin için ilginç değildir” dedi sonra, “Özellikle sizin için. Bizler basit insanlarız.”
“Peki, sizce ben aristokrat mıyım?”
Bazarov gözlerini kaldırıp Bayan Odintsov'a baktı.
“Evet” dedi aşırı sert bir sesle.
Kadın güldü.
“Beni çok az tanıdığınızı görüyorum. Elbette öyle olacak, bütün insanların birbirine benzemediğini, onları ayrı ayrı incelemenin zahmete değmeyeceğini söyleyen siz değil misiniz? Bir gün anlatacağım size hayat hikayemi. Ama önce siz anlatın bana.” “Çok az tanıyorum” diye tekrarladı kadının sözünü Bazarov.
“Belki haklısınız, belki her insan bir bilmecedir. Sizi alalım, toplumdan kaçıyorsunuz, insanları sıkıcı buluyorsunuz. Ama iki üniversite öğrencisini evinize çağırıp ağırlıyorsunuz yine de. Bunca zeki, bunca güzelken, sizi köyde oturtan nedir?”
“Ne? Ne dediniz?” diye sordu Bayan Odintsov. “Bunca güzelliğim mi?”
Bazarov kaşlarını çattı.
«   01   ...    43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   58   59   60   61   62   63   ...    117   »