Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 54


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


“Bırakın onu şimdi” diye mırıldandı. “Neden köye yerleştiğinizi bir türlü anlayamadığımı söylüyordum.”
“Anlayamıyorsunuz… Ama kendinizce bir açıklama yolu da buluyorsunuz, değil mi?” “Evet… Şımarık, lükse, rahata düşkün olmanızdan, dahası boş vermenizden hep bir yerde kalmayı yeğliyorsunuz.” Bayan Odintsov güldü yine.
“Kendini herhangi bir şeye kaptıracak yetenekte olmadığıma inanıyorsunuz, değil mi?” Bazarov kaşlarının altından baktı ona. “Meraktan olabilir; ama başka türlüsü değil.”
“Gerçekten mi? E, şimdi anlıyorum sizinle niçin anlaştığımızı, siz tıpkı benim gibisiniz.” “Anlaştığımızı” diye yankılandı Bazarov boğuk bir sesle. “Evet. Ama unutmuşum sizin gitmek istediğinizi.”
Bazarov kalktı. Lamba donuk bir ışıkla yanıyordu, karanlık, güzel kokulu, sessiz odada, arada bir perde dalgalanıyordu, gecenin acı tazeliğini ve gizemli fısıltılarını içeriye bırakarak. Bayan Odintsov kıpırdamıyordu; fakat gizli bir heyecan yavaş yavaş avucu içine alıyordu onu… Bu heyecan Bazarov'a da geçti. Birden anladı genç, güzel bir kadınla baş başa olduğunu. “Nereye gidiyorsunuz?” diye sordu Bayan Odintsov yavaşça. Bazarov, buna karşılık vermeden bir iskemleye oturdu.
“Demek siz beni yumuşak, lükse düşkün, şımarık biri sayıyorsunuz” diye sürdürdü sözlerini o sesle, gözleri pencerede.
“Oysa bildiğime göre, çok mutsuzum ben.”
“Siz mi mutsuzsunuz? Neden? Bir takım boş dedikodulara önem veriyorsunuzdur herhalde.”
Bayan Odintsov kaşlarını çattı, Bazarov'un onu yanlış anlaması canını sıkmıştı. “Bana böyle dedikodular dokunmaz Yevgeniy Vasilyiç, gururum bırakmaz beni rahatsız etme imkanını onlara. Ben mutsuzum, çünkü yaşama isteğim, şevkim yok. Kadife koltuğuna gömülmüş danteller içinde bir aristokratın sözleri bunlar diye düşünüyorsunuz. Bir an için yadsımayayım sizin konfor dediğiniz şeyi sevdiğimi, ama gene de büyük bir istek duymuyorum yaşamak için. Bu karşıtlığı nasıl isterseniz öyle yorumlayın. Elbet bütün bunlar birtakım romantik sapıtmalardır sizin gözünüzde.” Bazarov başını salladı:
“Sağlıklı, zengin ve bağımsızsınız… Daha ne istiyorsunuz? İstediğiniz nedir?” “Ne mi istiyorum?” dedi Bayan Odintsov ve göğüs geçirdi. “Kendimi yorgun ve yaşlı buluyorum; uzun, çok uzun yaşamışım gibi geliyor bana. Evet, yaşlıyım” diyerek ekledi, şalının ucunun çıplak kollarının üstüne hafifçe çekerek. Gözleri Bazarov'un gözleriyle karşılaştı ve kızardı hafifçe. “Arkamda öyle çok anı bıraktım ki, Petersburglu günlerim, zenginlik, sonra yoksulluk, babamın ölümü, evlenmem… Böyle bir yığın anı ve çok az bir hatırlama isteği. Sonra önümde, ileride uzun, upuzun bir yol, amaçsız… Bu yolda yürümek isteğim yok.”
“Bunca umut kırıklığına mı uğradınız?”diye sordu Bazarov.
“Hayır” diye karşılık verdi Bayan Ordintsov düşünceli düşünceli. “Ama benim gönlüm kanmadı, doymadı, sanırım bir şeye gerçekten bağlansaydım…”
“Siz sevmek istiyorsunuz” diye onun sözünü kesti Bazarov, “Fakat sevemiyorsunuz. İşte mutsuzluğunuzun sebebi de bu.”
Bayan Odintsov, şalını omuzlarında yakalayarak; “Sevme yeteneğim mi yok?” diye mırıldandı.
«   01   ...    44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   58   59   60   61   62   63   64   ...    117   »