Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 55


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


“Belki de. Yalnız bunu mutsuzluk saymakla yanıldım. Tam tersine, asıl başına böyle bir iş gelen insana daha acınır.” “Hangi işi söylüyorsunuz?” “Aşık olmak.”
“Böyle olduğunu nereden biliyorsunuz?”
“Kulağıma gelenlerden” dedi Bazarov kızgınca. İçinden de, “cilve yapıyorsun sen” diye geçirdi. “Canın sıkılıyor, kendine iş aradığın için benimle eğleniyorsun oysa sen.” Ve gerçekten yüreği çatlayacakmış gibi oldu.
Öne doğru eğilip iskemlesinin püskülleriyle oynayarak, “Sonra, çok şey bekliyorsunuz belki de, olur ya,” dedi.
“Belki de öyleyim. Ya hep, ya hiç olmalı. Cana can. Ben sana yaşamımı veriyorsam, sen de yaşamını vereceksin bana. Pişman olmak, vazgeçmek yok. Böyle olmazsa, hiçbir şey olmasın daha iyi.”
“Doğrusu” dedi Bazarov, “Çok yerinde şeyler bunlar. Şaştığım şu ki, bugüne kadar nasıl oldu da bulamadınız aradığınızı?”
“Yoksa siz, insanın, ne olursa olsun kendini tümden vermesi kolay mıdır sanıyorsunuz?” “İnsan nasıl olur da, kendine değer vermez? Eğer benim bir değerim yoksa, bağlanmamı kim istesin?”
“O benim işim değildir; başkası bulacaktır benim değerimi. Asıl önemli olan kendini vermesini bilmektir.”
Bayan Odintsov öne doğru eğildi:
“Sanki denenmiş gibi konuşuyorsunuz” dedi.
“Yo, laf işte, boş laflar çıkıyor insanın ağzından konuşurken. Biliyorsunuz ki, bütün bunlar benim konumun dışında kalır.”
“Peki, siz kedinizi olduğu gibi verebilir misiniz?”
“Bilmiyorum. Övünmek istemem.”
Bayan Odintsov bir şey demedi ve Bazarov sustu, salondan piyano sesleri geliyordu.
“Katya bu saatlere kadar nasıl oldu da piyano çalıyor?” dedi Bayan Odintsov. Bazarov kalktı.
“Evet, çok geç oldu, sizin yatma saatiniz.”
“Durun bir dakika. Neden acele ediyorsunuz?.. Size bir şey söyleyecektim.” “Nedir?”
Bayan Odintsov, “Durun biraz” diye fısıldadı. Gözlerini Bazarov'a dikmişti, onu dikkatle inceliyor gibiydi.
Bazarov odada biraz dolandı, sonra gelip onun önünde durdu ve aceleyle “Allahaısmarladık” dedi, elini öyle bir sıktı ki, kadın neredeyse bağıracaktı ve çıkıp gitti. Bayan Odintsov, ezilen parmaklarını dudaklarına götürdü, hohladı üstlerine. Sonra birden koltuğundan kalktı, kapıya doğru hızla yürüdü. Sanki Bazarov'u geri çağırmaya niyet etmiş gibiydi… Bir hizmetçi girdi içeri, üzerinde sürahi bulunan gümüş bir tepsi vardı elinde. Bayan Odintsov durakladı biran, hizmetçiye çekilmesini söyledi, kendisi oturdu yine, derin derin düşüncelere daldı. Saçları çözüldü, omuzlarına kara bir halka düştü.
«   01   ...    45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   58   59   60   61   62   63   64   65   ...    117   »