Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 57


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


Benimse, haklısınız, böyle düşünceler hiç gelmez aklıma.“ “Belki de bunlar size gülünç görünüyor?” “Hayır, aklımdan geçmiyor.”
“Gerçek mi? Biliyor musunuz, aklınızdan neler geçtiğini çok öğrenmek isterdim.” “Ne demek? Anlamıyorum.”
“Dinleyin. Sizinle çoktandır açık konuşmak istiyorum. Sıradan bir insan olmadığınızı söylemenin gereği yok, bunu biliyorsunuz. Daha gençsiniz, bütün bir yaşam var önünüzde. Kendinizi neye hazırlıyorsunuz? Nasıl bir gelecek bekliyor sizi? Şunu demek istiyorum… Varmak istediğiniz amaç nedir? Kısacası, kimsiniz siz? Nesiniz?”
“Beni şaşırtıyorsunuz Anna Sergeyevna. Doğa bilimlerinde çalıştığımı biliyorsunuz pekâlâ, kim olduğuma gelince…” “Evet, kimsiniz?”
“Size söyledim, bir köy hekimi olacağımı.”
Anna Sergeyevna sabırsızlık gösterdi; “Bunu neden söylüyorsunuz? Kendiniz de inanmıyorsunuz. Arkadiy bana böyle bir karşılık verebilir, ama siz değil” “Arkadiy nasıl girdi araya?”
“Rica ederim böyle konuşmayın. Böyle silik bir uğraşla yetinebileceğinizi mi söylemek istiyorsunuz bana? Hekimlik diye bir şeye inanmadığınızı boyuna söyleyen siz değil misiniz? Siz… siz ha köy hekimi olacaksınız, içinizdeki bu ateşle! Beni başınızdan savmak için böyle bir karşılık veriyorsunuz, bana güvenmediğinizden. Fakat biliyorsunuz Yevgeniy Vasilyiç, ben sizi anlayacak durumdayım. Bir zamanlar yoksul ve gözü yükseklerde olan bir insandım sizin gibi; belki de aynı güçlükler içinden geçtim.”
“Bunlar iyi güzel. Anna Sergeyevna, ama beni bağışlayın… Kendimden söz etmeye alışık değilim ve sizinle aramızda öyle bir uçurum var ki…”
“Ne uçurumu? Gene benim bir aristokrat olduğumu mu söyleyeceksiniz? Yeter Yevgeniy Vasilyiç. Sanıyorum ki, sizi inandırmıştım.”
“Sonra da” diye kesti onun sözünü Bazarov, “Tümüyle bize bağlı olmayan bu geleceği konuşup düşünmek isteği neden? Bir şeyler yapmak fırsatı elimize geçse çok iyi olurdu, ama böyle bir şey yoksa, insan önceden bunun gevezeliğini yaparak kendini kandırmaya kalkmamalı en azından.”
“Dostça bir konuşmaya gevezelik diyorsunuz… Yoksa beni, kadınım diye, güveninize layık olmadığıma inandırmak mı istiyorsunuz? Herkesi küçümsemeden edemiyorsunuz gerçekten.”
“Sizi küçümsemiyorum. Anna Sergeyevna biliyorsunuz bunu.”
“Hayır, hiçbir şey bilmiyorum ama haydi diyelim ki ben bir hükümet ya da dernekmişim gibi konuşuyorum, ama tartışabilirdik şimdiki durumda içimizde olup bitenleri.” “Olup bitenler!” diye tekrarladı Bazarov. “Sanki ben bir hükümet ya da dernekmişim gibi konuşuyorsunuz. Neyse, hiç ilginç değil bu sorduğunuz; sonra da insan, içinde olup bitenleri her zaman yüksek sesle söyleyebilir mi?”
“Fakat insan neden kalbindekileri açıklayanlasın, bunu anlayamıyorum.” “Siz açıklayabilir misiniz?” diye sordu Bazarov.
Bir anlık bir kararsızlıktan sonra, “Açıklayabilirim” diye karşılık verdi Anna Sergeyevna. Bazarov başını eğdi. “Siz benden daha mutlusunuz” dedi. Anna merakla baktı onunu yüzüne.
«   01   ...    47   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   ...    117   »