Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 60


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


İki genç arasında bir süreden beri, yapmacık bir ilgisizlikle karışık bir şakalaşma alışkanlık olmuştu. Bu ise gizli bir hoşnutsuzluğun ve açığa vurulmayan kuşkuların şaşmaz belirtisidir her zaman.
“Yarın babama gidiyorum” dedi Bazarov.
Arkadiy doğruldu ve dirseklerini yatağa dayadı. Buna şaşmış, ama sevinmişti de.
“Ya!” dedi. “O yüzden mi üzgünsün?”
Bazarov esnedi. “Çok bilen çok yanılır.”
“Ya Anna Sergeyevna?” diye direndi Arkadiy.
“Ne olmuş Anna Sergeyevna'ya?”
“Razı olacak mı demek istiyorum.”
“Ben onun uşağı değilim.”
Arkadiy düşüncelere daldı, Bazarov ise yatıp yüzünü duvara çevirdi. Birkaç dakika süren bir sessizlik oldu. “Ne var?”
“Yarın ben de gidiyorum.” Bazarov karşılık vermedi.
“Ama bizim eve gideceğim ben” diye ekledi Arkadiy. “Yeni Hehlovskiy bucağına kadar birlikte oluruz, oraya varınca sen Fiodr'dan at kiralarsın. Seninkilerle tanışmaktan çok sevinç duyardım ama onları da, seni de rahatsız etmekten korkarım. Sonra bize gene geleceksin, değil mi?”
“Eşyamı sizde bıraktım” dedi Bazarov, yüzünü döndürmeden.
Arkadiy, “Niçin sormuyor benim neden gitmek istediğimi, kendisi gibi böyle birdenbire?” diye düşündü. “Sahi niçin gidiyoruz ikimiz de?” Bu soruya doyurucu bir karşılık bulamadı ve yüreğinin sızladığını anladı. Bunca alıştığı bu hayatı bırakmanın çok güç olacağını düşünüyordu; fakat Bazarov ayrıldıktan sonra onun kalması tuhaf olurdu. “Aralarında bir şey var bunların” diye düşünüyordu. “O gittikten sonra ben ne bahane bulabilirim kadının yanında boşu boşuna kalmak için? Benden soğur, son şansımı da yitiririm.” Anna Sergeyevna'yı getirdi gözlerinin önüne; sonra genç dulun güzel görüntüsü ardında başka çizgiler belirmeye başladı.
“Katya'yı da arayacağım” diye fısıldadı başını yaştığa gömerek, gözyaşlarını tutamadı. Birden saçlarını geriye atarak yüksek sesle, “Şu budala Sitnikov da nereden bela oldu başımıza?” dedi.
Bazarov önce kımıldadı yatağında, sonra şunları söyledi.
“Bakıyorum sen daha çok toysun oğlum. Bu dünyada Sitnikovlar vazgeçilmez kişilerdir bizim için. Şunu bil ki. Böyle budalalar gerekli bana.”
Arkadiy, “Oh!” diye düşündü ve Bazarov'daki kendini beğenmişliğin dipsiz derinliği birden gözlerinin önünde parlayıverdi. “Demek ben bir budalayım senin yanında demek?” “Evet” diye tekrarladı Bazarov, sıkkın, “Sen budalasın daha.” Arkadiy, ertesi gün, Bazarovla birlikte kendisinin de gideceğini Bayan Odintsov'a söyleyince, kadın buna şaşmadı. Dalgın ve yorgun görünüyordu. Katya Arkadiy'ye baktı, sessiz ve ağırbaşlı, prenses ise şalının altından haç çıkardı, bu da gözünden kaçmadı Arkadiy'nin. Sitnikov'a gelince, şaşırıp kaldı o. Kahvaltıya yeni inmişti daha. Sırtında, bu kez yerli kılık olmayan, yeni bir giysi vardı.
«   01   ...    50   51   52   53   54   55   56   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68   69   70   ...    117   »