Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 64


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


Vasiliy İvanyiç'in evinde altı oda var.
Birisi, misafirlerini götürdüğü çalışma odasıydı. Üstü toz birikintisinden kararmış, sanki islenmiş gibi duran kâğıtlarla örtülü, kalın ayaklı bir masa, iki pencere arasındaki yeri boydan boya kaplamıştı. Duvarda Türk tüfekleri, hançerleri, bir kılıç, bir harita, bir takım anatomi resimleri, Alman doğa bilimcisi Hufeland'ın bir portesi, siyah çerçeve içinde saçtan örülmüş bir arma, bir de çerçevelenmiş bir diploma asılıydı. Kayın ağacından kocaman iki dolabın arasında, yer yer delinmiş, yırtılmış deri bir divan vardı. Raflara karma karışık kitaplar, küçük kutular, doldurulmuş kuşlar, tenekeler ve cam kaplar yığılmıştı, bir köşede kırık bir elektrik pili duruyordu.
“Önce de söylemiştim ya, azizim Arkadiy Nikolayeviç, biz burada çadırda gibi…”
“Boyuna özür dilemeyi bırak” diye sözünü kesti babasının Bazarov. “Bizim Karun olmadığımızı çok iyi biliyor Kirsanov, saray değil evin. Onu nereye yerleştireceğiz, şimdi asıl iş bu, değil mi?”
“Canım, Yevgeniy, küçük bölmede güzel bir oda var, orda çok rahat eder.” “Demek yeni bir bölme yaptırdın ha?”
“Elbette efendimiz, hamamını orda efendimiz,” diye söze karıştı Timofeyiç. “Daha doğrusu, hamamın bitişiğinde” diye açıkladı babası.
“Şimdi yaz… Ben şimdi gider bakarım, her şey yolunda mı, bu sırada sen de Timofeyiç,
bavulları getir. E elbet sana benim çalışma odasını vereceğim Yevgeniy.
Vasiliy İvanyiç çıkar çıkmaz, “İşte gördün ya” dedi Bazarov, “Tuhaf bir adamcağızdır, altın gibi kalbi vardır. Tıpkı senin baban gibi onun da gariplikleri yok değil ama başka türlü.
Çenesi durmaz bunun.”
“Annen de bulunmaz bir kadın” dedi Arkadiy.
“Evet, içi dışı birdir. Bak göreceksin, nasıl yemekler çıkaracak bize.”
“Bugün ummuyorduk sizi efendim” dedi Timofeyiç, Bazarov'un bavulunu az önce getirmişti içeri, “Biftek aldırmadılar.”
“Biz de bifteksiz idare ederiz. Elde olmayınca ne yapılır”! Yoksulluk ayıp değil demişler.”
“Kaç köylüsü var babanın?” diye sordu Arkadiy birden.
“Çiftlik babamın değil, annemin; on beş köylü, yanlış bilmiyorsam.”
“Tümü yirmi iki” dedi Timofeyiç, canı sıkılmış gibi.
Terlik sesleri duyuldu, derken Vasiliy İvanyiç çıkageldi tekrar.
“Odanız birkaç dakika içinde emrinize hazır olacak” dedi başarı sevinciyle, “Arkadiy… Nikolyeviç? Adınızı doğru söyledim, değil mi?” Ve arkası sıra içeriye giren, saçları kısa kesilmiş, üstünde dirsekleri delik, uzun, mavi bir kaftan, ayaklarında başka birinin çizmeleri, küçük bir oğlan çocuğunu göstererek, “Uşağınız da bu” diye ekledi. “Adı Fetka. Oğlum yasakladı ama ben gene söyleyeyim, kusura bakmayacaksanız. Çocuk pipo doldurmasını bilir. Tütün kullanırsınız değil mi?”
«   01   ...    54   55   56   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68   69   70   71   72   73   74   ...    117   »