Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 65


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


“Ben daha çok yaprak sigarası içerim” diye karşılık verdi Arkadiy.
“Çok iyi ediyorsunuz. Ben de yaprak sigarasını tercih ederim, ama bu uzak yerlerde bulması çok güç oluyor.”
“Eh, yeter artık yanıp yakınma” diye sözünü kesti onun Bazarov yine. “En iyisi otur şu divana da bir yüzünü göreyim.”
Vasiliy İvanyiç güldü ve oturdu. Yüzü oğluna çok benziyordu, yalnız alnı daha dar ve basık, ağzı ise daha genişti. Oğlu dalgın dalgın kımıldamadan dura dursun, adam, sanki ceketi koltuk altlarından sıkıyormuş gibi omuzlarını sallıyor, ya da gözlerini kırpıştırıyor, boğazını temizliyor, parmaklarını oynatıyordu. “Yanıp yakınıyormuşum!” diye yankılandı Vasiliy İvanyiç.
“Yaban illerinde kaldık diye yakınıp da konuğumuza kendimi acındırmak istediğimi sanma Yevgeniy. Tam tersine, şunu savunurum ki, düşünen bir insan için öyle yaban iller filan diye bir şey yoktur. Elimden geldiğince en iyisini yapıyorum küflenmemek için, günümüzden geri kalmamak için.”
Vasiliy İvanyiç cebinden sarı ipek bir mendil çıkardı, Arkadiy'in odasına giderken bunu alacak vakit bulmuştu, havada salladı mendili ve ekledi, “Sözgelişi hayli fedakârlık ederek köylülerimi azat ettiğimde, ürünün yarısını bana bırakmaları karşılığında toprağımı onlara verdiğimden söz açmıyorum. Buradaki başka toprak sahipleri bunu akıllarından geçirmeseler de, benim görevimdi bu derim, sağduyu bunu gerektirir. Yo, bilimden söz ediyorum, eğitimden,”
“Evet, 1855 yılı Sağlık Dostu'nu almışsın, anlıyorum.” “Onları bana eski bir arkadaşım yollar” dedi Vasiliy İvanyiç.
“İnsanın yüzünden yaratılışını anlamadan da haberimiz var bizim,” diye ekledi sonra. Özellikle Arkadiy'ye dönüp dolabın üzerinde duran, üstü sayılarla işaretli parçalara bölünmüş alçıdan küçük bir insan başını gösterdi. “Elbette ya, Shönlein'i biliriz, parazitleri bulan Alman bilimci Rademacher'i de.”
“Taşrada hâlâ Rademacher'e inanan var mı?” diye sordu Bazarov. Vasiliy İvanyiç boğazını temizledi.
“Taşrada… Elbette siz daha iyi bilirsiniz baylar, biz sizinle yarış edebilir miyiz? İşte sizler bizim yerimizi alıyorsunuz. Bizim gençliğimizde Hoffmann gibi bir humoralist ya da Brow diye bir vitalist vardı. Kendi zamanlarında büyük ünleri olan bu adamlar bize tümden gülünç gelirdi. Bugün sizlere göre yeni biri almıştır Rademacher'in yerini, siz onun önünde eğiliyorsunuz, ama yirmi yıl geçsin, hiç kuşkusuz gülünç olma sırası ona gelecek.” “Sana teselli yollu söyleyeyim” dedi Bazarov, “Biz şimdi tıpla laya ediyoruz genellikle. Hiçbir otoriteyi tanımıyoruz.” “Nasıl olur? Sen doktor olmak istemiyor musun?” “İstiyorum ama biri ötekine engel değil ki.”
Vasiliy İvanyiç, içinde pek az yanan kül kalmış piposunu orta parmağı ile karıştırdı. “Belki öyle, belki öyle. Tartışacak değilim. Kim oluyorum ben? Çiftçiliğe başlamış emekli bir askeri doktor, işte bu kadar. Büyükbabanızın tugayında çalıştım” dedim Arkadiy'ye dönerek. “Evet, ya evet, neler gördüm geçirdim. Türlü çevrelerde bulundum, ne önemli kişilerle ilişkilerim oldu! Ben, şu karşınızda gördüğünüz adam. Prens Wittgenistein'in, Jukovskiy'nin nabzını dinlemişimdir. 1814'de Güney Ordusu'ndaydılar, anlıyorsunuz ya. Anlamlı anlamlı dudaklarını kıstı, onlarınkinden ayrıydı. Ben yalnız neşterimi bilirim, o kadar büyükbabanız çok hoş bir adamdı, tam bir asker.”
“Söyle canım, kalın kafalı bunağın biriydi” dedi Bazarov, tembelce.
«   01   ...    55   56   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68   69   70   71   72   73   74   75   ...    117   »