´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Rus Edebiyat─▒ Klasikleri ┬╗ Babalar ve O─čullar : 67


BABALAR VE O─×ULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


S─▒ra re├žele gelince, tatl─▒y─▒ hi├ž sevmeyen Arkadiy, ay─▒p olmas─▒n diye, yeni yap─▒lm─▒┼č d├Ârt ├že┼čit re├želden tatt─▒ÔÇŽ ├ç├╝nk├╝ Bazarov hi├žbirinden almayaca─č─▒n─▒ kesin olarak s├Âylemi┼č ve der demez de sigaras─▒n─▒ yakm─▒┼čt─▒. Daha sonra sofraya ├žay, kaymak, tereya─č─▒ ve ├ž├Ârek geldi. Bunlar yenilip i├žilince Vasiliy ─░vanyi├ž, ak┼čam─▒n g├╝zelli─čini ka├ž─▒rmamak i├žin herkesi bah├žeye g├Ât├╝rd├╝. Bir s─▒ran─▒n yan─▒ndan ge├žerken Arkadiy'e f─▒s─▒ldad─▒; ÔÇť─░┼čte benim oturup g├╝ne┼čin bat─▒┼č─▒n─▒ seyrederken d├╝┼č├╝ncelere dalmay─▒ sevdi─čim yer buras─▒d─▒r. Benim gibi d├╝nyadan elini ete─čini ├žekmi┼č bir adama yak─▒┼čan─▒ da budur. ┼×uraya birka├ž a─ča├ž diktim, Horatius'un sevdi─či a─ča├žlardan.ÔÇŁ ÔÇťNe a─čac─▒ onlar?ÔÇŁ diye sordu Bazarov, kulak kabartarak. ÔÇťNeÔÇŽ Akasya elbet.ÔÇŁ Bazarov esnemeye ba┼člad─▒.
ÔÇťBizim konuklar─▒n, san─▒r─▒m uyuma zaman─▒ geldiÔÇŁ dedi Vasiliy ─░vanyi├ž.
ÔÇťYatma zaman─▒ geldi demek istiyorsunÔÇŁ dedi Bazarov, ÔÇť├çok yerinde bir d├╝┼č├╝nce. Ger├žekten, tam saati.ÔÇŁ
Annesini, iyi geceler dilerken aln─▒ndan ├Âpt├╝, annesi de ona sar─▒ld─▒. Vasiliy ─░vanyi├ž, Arkadiy'yi odas─▒na g├Ât├╝rd├╝ ve ona ÔÇťBenim bu mutlu ya┼čta tatm─▒┼č oldu─čum huzur dolu dinlenmeyi tatman─▒z─▒ dilerimÔÇŁ dedi. Ger├žekten de Arkadiy, hamam─▒n ├Ân├╝ndeki odada ├žok rahat bir uyku ├žekti. ─░├žerisi nane kokuyordu ve soban─▒n arkas─▒nda iki c─▒rc─▒r b├Âce─či birbiriyle yar─▒┼č─▒r gibi, uyku getirici bir sesle ├Ât├╝p duruyorlar.
Arkadiy'den ayr─▒ld─▒ktan sonra Vasiliy ─░vanyi├ž ├žal─▒┼čma odas─▒na gitti, divan─▒n ├╝zerine, o─člunun ayak ucuna oturdu. Onunla laf etmeyi d├Ârt g├Âzle bekledi, ama Bazarov uykusu geldi─čini s├Âyleyerek hemen savd─▒ onu ba┼č─▒ndan, ama sabaha dek uyumad─▒. G├Âzlerini adamak─▒ll─▒ a├žarak karl─▒─ča bakt─▒ durdu k─▒zg─▒n k─▒zg─▒n. ├çocukluk an─▒lar─▒ de─čildi onu bast─▒ran, son kez ba┼č─▒na gelenlerin ac─▒ izlenimlerinden kurtulamam─▒┼čt─▒ daha.
Annesine gelince, ta y├╝re─činden dualar etti kad─▒n ├Ânce, sonra da Anf─▒┼čuska, han─▒m─▒n─▒n kar┼č─▒s─▒nda ta┼č gibi duruyor, tek g├Âz├╝n├╝ ona dikmi┼č k├╝├ž├╝k beyle ilgili an─▒lar─▒n─▒ ve g├Âzlemlerini gizemli bir f─▒s─▒lt─▒ ile anlat─▒yordu. Ya┼čl─▒ han─▒m─▒n─▒n mutluluktan, t├╝t├╝n duman─▒ndan ba┼č─▒ d├Ân├╝yordu; kocas─▒ onunla konu┼čmaya kalkt─▒ ama tad─▒ yok diye vazge├žti.
Arina Vlasyevna, tam bir eski tip Rus han─▒mefendi siydi. Hani iki y├╝z y─▒l ├Ânce gelmeliydi d├╝nyaya, Muskoni zaman─▒nda. ├çok sof├╝ ve duyguluydu; ├╝f├╝r├╝─če, b├╝y├╝ye, d├╝┼člere, akla gelebilecek her ├že┼čit fala inan─▒rd─▒; yar─▒ deli ermi┼člere, ev perilerine, k├Ât├╝ rastlant─▒lara, kem g├Âze, kocakar─▒ ila├žlar─▒na, hafta ba┼č─▒ perhizlerine, yak─▒nda d├╝nyan─▒n sonunun gelece─čine inan─▒rd─▒. Paskalya gecesi alay─▒nda ta┼č─▒nan mumlar s├Ânmezse o y─▒l karabu─čday ├╝r├╝n├╝n iyi olaca─č─▒n─▒, insan g├Âz├╝ de─čerse mantar─▒n b├╝y├╝meyece─čine inan─▒rd─▒; fareden, karay─▒landan, kurba─čadan, ser├žeden, s├╝l├╝kten, g├Âk g├╝r├╝lt├╝s├╝nden, so─čuk sudan, esintiden, atlardan, ke├žilerden, k─▒z─▒l sa├žl─▒ insanlardan ve kar kedilerden korkard─▒. C─▒rc─▒r b├Âceklerini, k├Âpekleri murdar sayard─▒; dana eti, g├╝vencin, ─░stakoz, peynir, ku┼čkonmaz, yerelmas─▒, tav┼čan, karpuz yemezdi. ├ç├╝nk├╝ kapuz Hazreti Yahya'n─▒n ba┼č─▒ demekti onun i├žin; istiridyenin laf─▒ bile tiksindirirdi onu. Yeme─či severdi ama perhiz tutard─▒; g├╝nde on saat uyurdu ama kocas─▒n─▒n ├žok ba┼č─▒ a─čr─▒d─▒ m─▒ yatmazd─▒ bile. Aleksis ya da Ormandaki Kul├╝be'den ba┼čka tek kitap okumazd─▒. Y─▒lda bir ya da iki mektup yazard─▒, ama ev han─▒ml─▒─č─▒nda uzmand─▒. Re├žel, tatl─▒ gibi konularda bilmedi─či yoktu, ama elini hi├žbir ┼čeye s├╝rmezdi. Genellikle koltu─čundan kalkmak istemezdi hi├ž. Arina Vlasyevna ├žok iyi y├╝rekliydi ve kendine g├Âre hi├ž de budala de─čildi. D├╝nyada iki ├že┼čit insan vard─▒ onca, soylularla basit halk. Soylular buyururdu, ├Âtekilerin g├Ârevleri ise buyruklar─▒ yerine getirmektiÔÇŽ Bu y├╝zden de k├Âlece davran─▒┼člara, dalkavukluklara kar┼č─▒ tiksinti duymazd─▒, ama adamlar─▒na hep nazik ve anlay─▒┼čl─▒ davran─▒r, hi├žbir dilenciyi eli bo┼č g├Ândermezdi, dedikodu etti─či zaman kimseyi su├žlamazd─▒ hi├ž. Gen├žli─činde ├žok g├╝zeldi, klavsen ├žalard─▒, biraz da Frans─▒zca konu┼čurdu.
«   01   ...    57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68   69   70   71   72   73   74   75   76   77   ...    117   »   


´╗┐