Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 70


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


Çevik bir hareketle sıranın üstünden atladı ve Meyerbeer'in operası Şeytan Robert'den bir parça söylemeye başladı:
“Bir yasa, bir yasa, hepimiz için
Yaşamak, yaşamak zevkimiz için! ”
“Şaşılacak bir canlılık!” diyen Bazarov, pencerenin önünden çekildi.
Vakit öğlen oldu. Yakıcı bir güneş parlıyordu beyaz bulutların saydam örtüsü arasından. Her şey susmuştu, yalnız köydeki horozlar insanda garip bir uyuklamak duygusu uyandırarak hırsla ötüyor ve ağaçların tepelerinde bir yerden bir atmaca yavrusunun sonu gelmez huysuz cıvıltısı duyuluyordu.
Arkadiy ile Bazarov, ufak bir saman yığınının gölgesinde yatıyorlardı, başlarının altına, kuru kuru hışırdayan fakat hâlâ yeşil ve kokulu iki kucak otu yastık yapmışlardı. Bazarov, “O telli kavak, bana çocukluğumu hatırlatıyor, eskiden tuğla harmanı olarak kullanılan çukurun kenarındaki. O günler bu çamur çukuru ile telli kavağın özel bir tılsımı olduğuna kesin inanırdım. Onların yanındayken zamanın nasıl geçtiğini bilmezdim. Ama çocuk olduğum için bunun nedenini anlamazdım. Oysa şimdi büyüdüm, tılsım bozuldu artık.” “Burada ne kadar kaldın?” diye sordu Arkadiy.
“Arka arkaya iki yıl; sonra gezgincilik başladı. Çoğu o şehir senin, bu şehir benim, gezdik durduk.”
“Uzun zamandır var mı bu ev?”
“Evet, eskidir, büyükbabam, annemin babası yaptırmış.”
“Kim bilir kimdi… Binbaşı mı ne! Ünlü Rus generali Suvoron'un yanında bulunmuş, Alpleri nasıl geçtiklerini anlatır dururdu… Belki de uydururdu.”
“Baktım, oturma odanızda Suvoron'un resmi asılı. Ben böyle küçük evleri severim, böyle hoş, eski biçim evleri. Bunların kendilerine has bir kokuları vardır.”
“Kandil yağı ve yonca kokar” dedi Bazarov esneyerek.“
“Ama bu küçük evlerin sinekleri… Uf!”
Kısa bir sessizlikten sonra Arkadiy,
“Peki,”dedi, “çocukken sana baskı yaparlar mıydı?”
“Annemi, babamı gördün. Sert insanlar değillerdir.”
“Düşkün müsündür onlara Yevgeniy?”
“Severim, Arkadiy.”
“Sana tapıyorlar.”
Bazarov bir süre sustu. “Ne düşünüyorum, biliyor musun?” dedi sonra, ellerini başının arkasına kavuşturarak. “Hayır. Ne?”
“Ne kadar mutlu bir hayat sürüyorlar diye düşünüyorum. Babam altmış yaşına gelmiş, hâlâ yapacak bir sürü iş buluyor kendine. 'Gerçi çarelerden dem vuruyor, hastaları iyi etmeye çalışıyor, köylülere cömert çiftlik sahibi rolünü oynuyor…
«   01   ...    60   61   62   63   64   65   66   67   68   69   70   71   72   73   74   75   76   77   78   79   80   ...    117   »