Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 72


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


“Tuhaf, ben kimseden nefret etmiyorum” dedi Arkadiy, biraz düşündükten sonra. “Bense birçok kimseden nefret ederim. Sen yumuşak yürekli, iğrenç kertede duygulu bir insansın, nasıl olur da nefret edersin birinden?.. Sen çekingensin, kendine güvenin yok. “E sen,” diye sözünü kesti onun Arkadiy, “Senin kendine güvenin var mı? Kendini çok mu yüksek görüyorsun?” Bazarov sustu.
“Karşımdaki adam sağlam çıkarsa” dedi sonra devam etti: “Kendi hakkımdaki düşüncemi değiştirir. Nefret etmek! Bak, bu sabah bizim kâhya Filip'in kulübesinin önünden geçerken -hani temiz, düzenli bir kulübeydi- sen dedin ki, Rusya ancak en yoksul köylünün evi böyle olduğu zaman kalkınacak, hepimiz bunun için çalışmalıyız dedin… Bense senin o en yoksul köylün için nefret duydum, Filip ya da Sidor diyelim, ben onun uğruna canımı dişime takacağım, o ise bana teşekkür bile etmeyecek… Üstelik de ne yapayım onun teşekkürünü? Düşün bir, o dumanı tüten kulübesinde yaşarken benim üstümde otlar bitecek, sonra ne olacak?”
“Yeter Yevgeniy, bugün seni duyan, bizi prensip sahibi olmakla suçlayanlara hak vermemezlik edemez.”
“Amcan gibi konuşuyorsun. Gerçekten prensip diye bir şey yoktur, sen daha bundan kurtulamamışsın. Duygular vardır sadece, her şey onlara bağlıdır.” “Nasıl olur?”
“Basbayağı, beni al sözgelişi. Ben duygularımdan ötürü her şeyi yadsıyan bir tutumdayım. Hoşuma gidiyor bu benim, beynimin yapısı böyle, o kadar işte. Kimya beni neden ilgilendiriyor? Sen neden elma seversin? Bir duygu sorunu bu. Aynı şey. İnsanlar bundan daha derince ulaşamayacaklar hiç, bunu sana herkes söylemez. Ben bile bunu başka zaman söylemem sana.”
“Ya doğruluk?.. O da mı bir duygu meselesi?” “Elbette.”
“Ah Yevgeniy!” dedi Arkadiy üzgün.
Bazarov, “Ne oldu? Ne var? Hoşlanmadın mı, ha?” diye kesti onun sözünü. “Yo kardeşim, madem bir şeye karar verdin, üstüne üstüne git. Ama yeter bu kadar felsefe yaptığımız. Puşkin, 'Doğa bizi uyku sessizliğine götürür ağırdan' der.” “Puşkin hiç de böyle bir şey söylemedi” dedi Arkadiy.
“Söylemediyse söyleyebilirdi, söylemeliydi bir ozan olduğu için. Ha Puşkin orduda hizmet etmiş olmalı.”
“Puşkin orduda hiç bulunmadı.”
“Nasıl olur? Her sayfasında bulursun. 'Haydin silaha, haydin silaha! Rusya'nın şerefi için!”. “Senin uydurman, düpedüz kara çalma.”
“Kara çalma mı? Sence önemli mi bu kadar? Beni bu sözle korkutmak istediğini, değil mi? Bir adama istediğimiz kadar kara çalalım, o bunun yirmi kez daha kötüsünü hak etmiştir gerçekte.”
Arkadiy'nin canı sıkılmıştı. “Uyusak daha iyi olur” dedi.
“Büyük bir memnuniyetle” diye karşılık verdi Bazarov.
Ne varki ikisi de uyuyamadı. İkisini de neredeyse düşmanca bir duygu sarmıştı. Beş dakika sonra gözlerini açtılar ve konuşmadan birbirlerine baktılar.
«   01   ...    62   63   64   65   66   67   68   69   70   71   72   73   74   75   76   77   78   79   80   81   82   ...    117   »