Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 19


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


Nikolay Petroviç ise tersine, Pavel'in pratik yeteneğine çok inanmıştı, onun öğütlerini soruyordu sürekli. “Ben yumuşak, zayıf bir adamım” diyordu. “Bütün ömrümü bu köy yerine gömülmüş gibi geçirdim. Sense hayatını boşuna geçirmedin, insanları tanıyorsun. Onları kartal gözlerinle görüyorsun.” Pavel Petroviç bu sözlere bir karşılık vermiyor, kardeşinin inancını bozmadan sırtını dönüyordu.
Bu kez de, kardeşini çalışma odasında bırakarak, evin ön bölümünü arka bölümünden ayıran koridora doğru yürüdü, alçak bir kapının önünde gelince durdu. Bir an tereddüt etti, sonra bıyıklarını çekiştirerek kapıya vurdu. Feniçka'nın sesi geldi içerden: “Kim o? Girin.”
“Benim” dedi Pavel Petroviç kapıyı açarken.
Feniçka, kucağında çocuğu ile oturmakta olduğu iskemleden fırladı ve çocuğu bir kıza verdi, kız da onu odadan çıkardı. Feniçka acele başındaki örtüyü düzeltti. “Özür dilerim, rahatsız ettim” diye söze başladı Pavel Petroviç.
Kadına bakmadan. “Sadece şey isteyecektim sizden… Bugün hazır kasabaya gidecek var. Benim için biraz yeşil çay almalarını lütfen söyler misiniz?” “Elbette” diye karşılık verdi Feniçka, “Ne kadar emredersiniz?”
“Eh, yarım kilo yeter sanırım. Bakıyorum, bir takım değişiklikler yapmışsınız burada” diye ekledi çevresine ve bu arada Feniçka'nın yüzüne bir göz atarak. Sonra kadının anlamadığını görerek, “Perdeler demek istiyorum” diye açıkladı.
“A evet, perdeler. Nikolay Petroviç lütfetti bana: ama çok oldu asılalı.”
“Evet, ben de nicedir görmüyorum sizi. Çok hoş bir oda olmuş şimdi.”
“Nikolay Petroviç'in sayesinde” diye mırıldandı Feniçka.
“Sağ baştaki o küçük yerden daha mı rahatsınız burada?” diye nezaketle sordu Pavel Petroviç, yüzünde en ufak bir gülümseme belirmeden.
“Elbette, burası çok daha güzel,”
“Sizin eski yere kimi koydular?”
“Şimdi çamaşırcı kızlar orada.”
“Ya!”
Pavel Petroviç sustu. “Neredeyse gider” diye düşündü Feniçka: ama yerinden kımıldamadı, o noktaya mıhlanmış gibi adamın karşısında durdu, parmaklarını sinirli sinirli burarak. “Küçüğü neden yolladınız dışarı?” dedi Pavel Petroviç sonunda. “Ben çocukları severim, getirin de bir göreyim.”
Feniçka utancından, sevincinden kızardı. Korkardı Pavel Petroviç'ten, çok az konuşurdu adam onunla.
“Dunyaşa” diye seslendi. “Mitya'yı getirir misin lütfen!” Feniçka evde herkesle nazik konuşurdu. “Ama biraz bekleyin, fistanını giydireyim de öyle.” Ve Feniçka kapıya doğru yürüdü.
“Lüzumu yok” dedi Pavel Petroviç.
“Şimdi gelirim” diye karşılık verdi Feniçka, çarçabuk çıkarak. Pavel Petroviç yalnız kaldı ve bu kez alıcı gözü ile baktı çevresine.
«   01   ...    09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   ...    117   »