Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 27


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


görev duygusundan ileri geliyor. Evet efendim, görev duygusundan. Ben taşrada oturabilirim, taşranın çöllerinde, ama kendimi bırakmam, bir insan olarak kendime saygı duyarım.“
Bazarov, “Müsaade edin Pavel Petroviç” dedi, “kendinize saygı duyduğunuzu söylüyorsunuz ve kollarınızı kavuşturmuş oturuyorsunuz: Bunun topluma ne faydası var? Kendinize saygı duymasaydınız, gene aynı şey olacaktı.” Pavel Petroviç sarardı.
“Bu bambaşka bir konu. Buyurduğunuz gibi neden kollarımı kavuşturup oturduğumu size açıklamak zorunda değilim hiç de. Sadece şunu söylemek istiyorum ki, aristokratizm bir prensiptir ve ancak ahlaksız ve budala olanlar prensipsiz yaşayabilir bizim çağımızda. Arkadiy'ye, geldiğinin ertesi günü söylemiştim, şimdi size de tekrarlıyorum. Öyle değil mi Nikolay?”
Nikolay Petroviç başı ile onayladı. Bazarov:
“Aristokratizm, liberalizm, progrès (Fransızca/ilerleme), prensip. Bakın, bir yığın yabancı ve hiçbir işe yaramayan sözcük. Bir Rus için beş para etmez hiçbiri.”
“Sizce nedir onun için para eden? Sizi bir dinleyen olsa sanır ki, biz tümden insanlık dünyasının dışında, onun yasaları dışında yaşıyoruz. Tarihin mantığı şunu gerektirmez mi ki…”
“Mantıktan bize ne? Biz onsuz da yapabiliriz.” “Ne demek istiyorsunuz?”
“Şunu: Aç kaldığımız zaman, sanırım ki, ağzınıza bir parça ekmek atmak için mantık gerekmez hiç de. Bu gibi soyutlamalara vaktimiz yok bizim.” Pavel Petroviç ellerini yukarı fırlattı.
“Artık sizi anlamak elimden gelmez benim. Siz Rus halkına hakaret ediyorsunuz. Prensipleri ve ahlak kurallarını görmezlikten gelmeniz benim anlayışımı aşıyor. Bize yön veren ne olabilir başka?”
“Demin anlattım amca, biz hiçbir otorite tanımıyoruz” diye söze karıştı Arkadiy. “Bizi yöneten ancak yararlı olarak bildiğimiz şeylerdir” diye sürdürdü sözlerini Bazarov. “Bugünlerde yapabileceğimiz en yararlı iş yadsımaktır. Biz de tanımıyoruz hiçbir şeyi.” “Hiçbir şeyi mi?”
“Hiçbir şeyi.”
“Ne? Sadece sanatı, şiiri değil., ama her… dilim varmıyor…”
“Her şeyi,” diye tekrarladı Bazarov, anlatılmaz bir rahatlıkla.
Pavel Petroviç ona baktı. Bu kadarını ummamıştı; Arkadiy'ye yağ bal olmuştu bu.
“Ama şu da var ki” diye sözü başladı Nikolay Petroviç, “Siz hiçbir şey tanımıyorsunuz, ya da daha doğrusu her şeyi yıkıyorsunuz… Ama yapmak da gerekli değil midir, bilirsiniz bunu.”
“O bizim işimiz değil… Önce temizlik gerek.”
“Halkın bugün içinde bulunduğu şartlar bunu gerektiriyor” diye ekledi Arkadiy, horozlanarak. “Biz bu gerekleri yerine getirmekle hükümlüyüz, kendi kişisel egoizmamızın zevklerini düşünmeye hakkımız yok.”
Bu son söz Bazarov'un hoşuna gitmedi; çünkü bir felsefe demek ki, bir romantizm kokusu vardı onda. Bazarov için felsefe demek romantizm demekti; ama genç öğrencisini düzeltmeyi gerekli bulmadı.
“Hayır, hayır!” diye bağırdı Pavel Petroviç bir an kızarak.”
«   01   ...    17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   ...    117   »