Differences

This shows you the differences between two versions of the page.

Link to this comparison view

turk_edebiyati:pembe_incili_kaftan_03 [2015/11/14 17:39] (current)
Line 1: Line 1:
 +~~NOCACHE~~ 
 +<​php>​tpl_youarehere();</​php>​ 
 +---- 
 +<​php>​esnek_yatay_reklam();</​php>​ 
 +[<​2>​] 
 +~~Title: Pembe İncili Kaftan : 03~~ 
 +=== PEMBE İNCİLİ KAFTAN === 
 +=== ÖMER SEYFETTİN === 
 +---- 
 +– Tuhaf... \\ 
 +– Ama çok yüreklidir. Doğrudan ayrılmaz. Ölümden çekinmez. Birçok kez savaşmıştır. Yüzünde kılıç yaraları vardır. \\ 
 +– Bize elçi olmaz mı? \\ 
 +– Bilmem. \\ 
 +– Bir kere kendisini görsek... \\ 
 +– Bilmem, çağırınca ayağınıza gelir mi? \\ 
 +– Nasıl gelmez? \\ 
 +– Gelmez işte... Dünyaya minneti yoktur. Şahla dilenci, gözünde birdir. \\ 
 +– Devletini sevmez mi? \\ 
 +– Sever sanırım. \\ 
 +– O halde biz de kendimiz için değil, devletine hizmet için çağırırız. \\ 
 +– Deneyiniz efendim.... \\ 
 +Sadrazam, o akşam kâhyasını Muhsin Çelebinin Üsküdar'​daki evine gönderdi. Devlet, ulus hakkında bir iş için kendisiyle konuşacağını,​ yarın mutlaka gelmesi gerektiğini yazmıştı. \\ 
 +Sabah namazından sonra sarayının selamlığında,​ Hint kumaşından ağır perdeli küçük loş bir odada kâtibinin bıraktığı kâğıtları okurken, sadrazama, Muhsin Çelebinin geldiğini bildirdiler. \\ 
 +– Getirin buraya... dedi. \\ 
 +İki dakika geçmeden odanın sedef kakmalı, ceviz kapısından palabıyıklı,​ iri, levent, şen bir adam girdi. İnce siyah kaşlarının altında iri gözleri parlıyordu. Belindeki silahlık boştu. Bütün kullarının etek öpmesine, secdesine alışan sadrazam, bir an eteğine kapanılmasını bekledi. \\ 
 +Oturduğu mor çuha kaplı sedirin hep öpülen ağır sırma saçağındaki yumağı, altından, içi boş küçük bir kafa gibi şaşkın duruyordu. Sadrazam söyleyecek bir şey bulamadı. Böyle göğsü ileride, kabarık, başı yukarı kalkık bir adamı ömründe ilk defa görüyordu. Kubbe vezirleri bile huzurunda iki büklüm dururlardı. Muhsin Çelebi çok doğal bir sesle sordu: \\ 
 +– Beni istemişsiniz,​ ne söyleyeceksiniz efendim? \\ 
 +– Şey... \\ 
 +– Buyurunuz efendim. \\ 
 +– Buyur oğlum, şöyle otur da... \\ 
 +Muhsin çelebi, çekinmeden,​ sıkılmadan,​ ezilip büzülmeden çok rahat bir hareketle kendine gösterilen şilteye oturdu. Sadrazam hâlâ ellerinde tuttuğu kıvrık kâğıtlara bakarak içinden, "Ne biçim adam? Acaba deli mi?" diyordu. Ama hayır... Bu çelebi, çok akıllı bir insandı! Yiğide, alçağa gerek duymayacak kadar bir serveti vardı. \\ 
 +<​php>​sayfa_numaralama(8);</​php>​ 
 +<​php>​esnek_yatay_reklam();</​php>​