Differences

This shows you the differences between two versions of the page.

Link to this comparison view

turk_edebiyati:pireler_03 [2015/11/14 16:34]
turk_edebiyati:pireler_03 [2015/11/14 16:34] (current)
Line 1: Line 1:
 +~~NOCACHE~~ 
 +<​php>​tpl_youarehere();</​php>​ 
 +---- 
 +<​php>​esnek_yatay_reklam();</​php>​ 
 +[<​2>​] 
 +~~Title: Pireler : 03~~ 
 +=== PİRELER === 
 +=== ÖMER SEYFETTİN === 
 +---- 
 +Hani Avrupalıların dehşetli cehaletler karşısında acır gibi donuk bir gülüşleri vardır. İhtiyar İtalyan veteriner bu özel gülüşle beni baştan aşağı bir süzdü. Sonra: \\ 
 +– Haydi bre, kafasız adam, sen anlamaz bir şeyden. Git, benim dediğimi yap. İyi olursa viziteyi getireceksin. İyi olmazsa yine geleceksin. Benim yüzüme “tuh” yapacaksın. \\ 
 +Cevabı beklemedi, kapıyı hızla çekti, önümden uzaklaştı. Acaba bu ilacı yapmalı mıydım? Bir taraftan ihtiyarın “Türk” diye bana önem vermeyip alay edişine kızıyor, bir taraftan hâlâ bu alayı sahi zanneder gibi oluşuma hiddetleniyordum. Eve geldim. Rose'​a,​ ihtiyarın terbiyesizliğini söyledim. \\ 
 +– Belki sahidir, bir kere deneyelim– dedi. \\ 
 +– Budala mısın?– diye güldüm. \\ 
 +– Ümit bu. \\ 
 +– Pekalâ. \\ 
 +Fakat pireyi nerede bulmalı? Her gün iki defa yıkanan evde pirenin kendi değil, ruhu bile yoktu. \\ 
 +Ertesi gün yine Koton'​un hareketsiz cesedini kucağıma aldım. İncir tüccarlarından bir arkadaşımın mağazasına gittim. Pireye ihtiyacım olduğunu anlattım. \\ 
 +– Bizim çuval deposunda bir avuç değil, ordularla bulunur, dedi. \\ 
 +Koton'​u bir ekmekle bu depoya bıraktık! Üzerinden kapıyı kapadık. Bir gün sonra mağazaya Koton'​u görmeye gittim. Deponun kapısını açtık. Koton canlanmış,​ ayağa kalkmıştı. Beni görünce eski, mesut zamanlarında olduğu gibi sıçramaya başladı. O kadar sevindim ki... \\ 
 +Kucakladığım gibi doğru eve koştum. Rose, sevgili köpeğimizin tekrar hayata geldiğini görünce benden ziyade sevindi. \\ 
 +– Aman pireleri üzerinden uçmasın– dedim. \\ 
 +– Nasıl uçurmayalım?​ \\ 
 +– Yıkama. \\ 
 +– Yıkamam. \\ 
 +Rose bir hafta sabretti. Hakikaten yıkamadı. Koton o kadar canlandı, o kadar iştahı açıldı ki... \\ 
 +Hacimine eşit yemekle artık doymuyordu. Doktorun, bu nasıl etki ettiğini hâlâ anlayamadığımız tavsiyesini alay zannettiğime pişman oluyordum. Zavallıya hakaret de etmiştim. Fakat itiraf edilen kusurlar hep affedilirler. Mutluluğumuzu tekrar bize veren bu ihtiyara hem af dilemek, hem bakma ücretini vermek ihtiyacı beni rahatsız etmeye başladı. Bir sabah kalktım, evine gittim. \\ 
 +Bu sefer kapıyı genç bir hizmetçi kız açtı. Beni ihtiyarın tül perdeli küçük odasına soktu. \\ 
 +Maroken bir koltuğa uzanmış, beyaz porselenden bir pipoyu içiyordu. Yerinden kalkmadı. \\ 
 +– Nasıl köpek, iyi oldu? \\ 
 +– Oldu– dedim. \\ 
 +<​php>​sayfa_numaralama(5);</​php>​ 
 +<​php>​esnek_yatay_reklam();</​php>​