Ana Sayfa » Türk Edebiyatı » Yeni Bir Hediye : 03


YENİ BİR HEDİYE

ÖMER SEYFETTİN


– Hayır.
– Kuru fasulye.
– Hayır diyorum, hanım.
Cevriye Hanım kocasının başka bir şey düşüneceğine hiç ihtimal vermezdi.
– Şüphesiz bir saattir şairane hayallere dalmamıştın ya?
Doğru… Şairane değil…
– Ne düşünüyordun, öyleyse sen söyle…
– Ne düşüneceğim? Yeni bir masrafı…
– Ne gibi?
– Bütçemizi altüst edecek bir masraf… Bu ay üçüncü hediyeyi alacağız. Cevriye Hanım birden anlamadı.
– Ne hediyesi?
– Dayının çocukları sünnet oldular. Yarın akşam davetliyiz… Ne hediye götüreceğiz? Bu ay düğünleri olan iki akrabamıza beşer liralık hediye götürdük.
Cevriye Hanım,
– Mutlaka maddi bir hediye götürmek lazım mı? – dedi. Manevi bir hediye götürelim. Bedava, fakat çok kıymetli bir şey…
– Ne gibi?
– Ben bir şiir yazayım. Onu götürelim.
– Böyle bir maskaralık olmaz.
– Vay, sen şiiri küçük görüyorsun ha…
– Canım… şey…
– Ne?
– Böyle şey olur mu? – Niçin?
– Sonra bize…
– Ne diyecekler?
– Deli derler..
Karı koca yarım saat kadar tartıştılar. Her tartışmadan olduğu gibi, onların tartışmalarından da hiçbir sonuç çıkmadı. “Fikirlerinin çarpışmasından sanki gerçek şimşeği söndü.” Ay, onları daha iyi görebilmek için yavaş yavaş, çaktırmadan, daha tepeye, göğün ta ortasına çıkıyordu. Cevriye Hanım,
– Boş laflarınla şairane hayallerimi dağıtıyorsun! – diye kocasına darıldı.
«   01   02   03   04   05   »