Ana Sayfa » Türk Edebiyatı » Yeni Bir Hediye : 05


YENİ BİR HEDİYE

ÖMER SEYFETTİN


– Sende hızlı anlama yeteneği yok mu?
Sadi Bey balkonda bir kahkaha attı.
– Pekala, bende hızlı anlama yeteneği yoktur. Sende vardır. Öyle ise işte sana söylüyorum. Bir milyon kuruş değerinde bir hediye! Fakat alırken bir liraya alacağız. Nedir? Bul…
– Eğleniyorsun benimle…
– Hayır, eğlenmiyorum.
– Yenir mi? Yenmez mi?
– Yenmez be… Bir milyon liralık şey hiç yenir mi?
– Büyük mü, küçük mü?
– El kadar.
Cevriye Hanım, pencereden yarı beline kadar sarkarak balkona atılacakmış gibi kocasına bakıyor, düşünüyor düşünüyor, bir türlü bulamıyordu.
– Yumuşak mı, katı mı?
– Yumuşak, ama pamuk gibi değil. Kâğıt gibi.
– Baş harfini söyle.
– D…
Cevriye Hanım “D” harfiyle başlayan birçok şey saydı: “Dondurma, davul, dama, def, damızlık koyun, duvar saati, dev aynası, darı, diba, demir, dem çeken güvercin, dikiş makinesi… vs…” O söyledikçe Sadi Hey gülüyor; “Bu milyon kuruş kıymetinde mi?” diye karısını üzüyordu. Cevriye Hanım, bu hediyenin ne olduğunu bulamadı. Canı öyle sıkıldı ki.. Sonunda cevaben dedi ki:
– Söyle, nedir, yoksa vallahi kendimi aşağı atarım! – diye haykırdı.
Sadi Bey, gülmekten katılıyor, parlak kafası sarsılıyordu.
– Kendini atmağa gerek yok, de ki, “Bende hızlı anlama yeteneği yok!” söyleyeyim.
– Pekala, yok…
Sadi Bey, sandalyesinden kalktı. Meraktan kıvranan karısının yüzüne bakarak şen ve keyifli bir kahkaha attı.
Ağır bir masraftan birdenbire kurtulan züğürtlere mahsus samimi bir sevinçle ellerini oğuşturarak içeri girdi ve o gece pek rahat bir uyku uyudu.
«   01   02   03   04   05   »