´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ ├ťtopya Kitapl─▒─č─▒ ┬╗ G├╝ne┼č ├ťlkesi : 39


G├ťNE┼× ├ťLKES─░

TOMMASO CAMPANELLA


Ayn─▒ ermi┼č Hexam, V. de sivil bir devlete ├Ârnek olarak, ortakl─▒k kural─▒na g├Âre ya┼čayan ar─▒lar─▒, asker devletine ├Ârnek olarak da turna ku┼člar─▒n─▒ g├Âsterir. ─░sa da hi├ž bir ┼čeyleri olmayan, hi├ž bir ┼čey ekmeyen, aralar─▒nda ├╝r├╝nleri de otlaklar─▒ da payla┼čmayan ku┼člar─▒ ├Ârnek vererek ayn─▒ ┼čeyi yapm─▒┼čt─▒r. Sonra, hukuk bilgini de do─čal hukuk b├╝t├╝n canl─▒ evrene yol g├Âsterir diyerek do─čal hukuk gere─čince her ┼čeyin ortak oldu─čunu kesinlikle belirtmektedir.
Scotus'a g├Âre, do─čal ya┼čama halinde mal ortakl─▒─č─▒ do─čal hukuk gere─čidir ama, g├╝nah i┼čledi─či i├žin Adem babam─▒z bu haktan yoksun b─▒rak─▒lm─▒┼čt─▒r. Ne var ki, bu cevap bo┼čunad─▒r, ├ž├╝nk├╝, ermi┼č TommasoÔÇÖnun dedi─či gibi, g├╝nah insan─▒ yaln─▒z Tanr─▒'n─▒n lutfundan yoksun b─▒rak─▒r, yoksa d├╝nya nimetlerinden de─čil. Adem tabiata ve akla kar┼č─▒ gelmi┼č, ama yeni bir hukuk d├╝zeni koymam─▒┼čt─▒r. Mal ortakl─▒─č─▒ do─čal hukuk gere─či ise, mal ayr─▒l─▒─č─▒ da olsa olsa 'haks─▒zl─▒ktan do─čabilir. Ermi┼č Clementus'un yaz─▒lar─▒n─▒ yorumlayan Roma hukuk├žular─▒ bu haks─▒zl─▒─č─▒n yap─▒lm─▒┼č oldu─čunu belirtmi┼člerdir: Bitmeyen haks─▒zl─▒k: do─čal hukukla insan hukukunun ├žat─▒┼čmas─▒ bundan dolay─▒d─▒r. Ama tabiata ayk─▒r─▒ ┼čeye hukuk diyebilir miyiz? Hele bu tabiat Tanr─▒'n─▒n eseri olursa. Tabiata ayk─▒r─▒ olan hukuk k├Ât├╝ bir ┼čey olmaz m─▒? Scotus bunu bir haks─▒zl─▒─ča, yani ilk g├╝naha ba─čl─▒yor. Ama Scotus'un bu yorumu yersizdir, ├ž├╝nk├╝, ermi┼č Ambrogius'un dedi─či gibi, mal m├╝lk├╝n b├Âl├╝nmesini do─čuran a├žg├Âzl├╝l├╝kle zorbal─▒k'. ├ťstelik, ermi┼č Clementus, bizi hukuk d├╝zenine havarilerin soktu─čunu s├Âylemektedir. Bu d├╝zen eskiden bir haks─▒zl─▒kla bozulmu┼čsa bug├╝n de ├Âyle demektir. Gaetano'ya g├Âre mal ortakl─▒─č─▒ olumsuz bir ortakl─▒kt─▒r, yani tabiat bize mal m├╝lk├╝ ay─▒─č─▒n─▒z dememi┼čtir; bu ortakl─▒k olumlu bir ortakl─▒k de─čildir, yani tabiat sanki bize yaln─▒z ortakla┼ča ya┼čay─▒n, ba┼čka t├╝rl├╝ ya┼čamay─▒n demi┼čtir. Scotus da bu d├╝┼č├╝nceye kat─▒lmakla birlikte ┼čunu eklemektedir: Ermi┼člerin s├Âyledi─čine g├Âre mal ayr─▒l─▒─č─▒ haks─▒zl─▒k ve cimrilikten do─čmu┼čsa, do─čal ya┼čama halindeki ortakl─▒─č─▒ olumsuz bir temele nas─▒l ba─člayabiliriz? Onun i├žin ermi┼č Thomas mal ortakl─▒─č─▒n─▒n do─čal hukuka ba─članabilece─čini, mal b├Âl├╝┼č├╝m├╝n├╝n sonradan olumlu hukuka g├Âre yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ hakl─▒ olarak ileri s├╝rmektedir. Bu b├Âl├╝┼č├╝m tabiata ayk─▒r─▒ olamaz, ├ž├╝nk├╝, bu m├╝lkiyet gerekli olan─▒n m├╝lkiyetidir ve sadakadan s├Âz ederken dedi─či gibi herkesin ihtiya├ž duydu─ču mallar herkesin ortak mal─▒ olmas─▒ gerekir. ├ç├╝nk├╝ insan─▒n ve tabiat─▒n ihtiya├žlar─▒ndan arta kalan her ┼čey ortak mal olmak zorundad─▒r, yoksa ihtiya├ž i├žinde olanlara yard─▒m eli uzatmayanlar─▒n k─▒yamet g├╝n├╝nde ceza g├Ârmemeleri gerekir. Her ne kadar Ermi┼č Tommaso'nun bu ├Â─čretisi, baz─▒ y├Ânleriyle, b├Âl├╝┼č├╝m├╝ savunuyor g├Âr├╝n├╝yorsa da mal sahiplerine sadece mal─▒n─▒ b├Âl├╝┼čmek ve ba┼čkalar─▒na yard─▒m etmek hakk─▒n─▒ tan─▒yor. Bu bak─▒mdan, zenginlerin, ellerinde tuttuklar─▒ mallar─▒n sahibi de─čil, eldecisi olduklar─▒n─▒ s├Âyleyen ermi┼č Chrysostomus, Basilius, Ambrogius ve Papa Leo'nun (de Collectis, 5. seri) ├Â─čretileri do─črulu─čunu elden b─▒rakmam─▒┼č oluyor. Zenginler mal m├╝lk sahibi olsalar bile, haklar─▒n─▒ ancak b├Âl├╝┼čme ve yard─▒m yoluyla pullanabilirler, t─▒pk─▒ kilise adamlar─▒ gibi. Sahip olduklar─▒ k─▒s─▒m, sadece beslenme ve giyinme ihtiya├žlar─▒yla s─▒n─▒rl─▒, d─▒r. Zaten bu ├že┼čit haklar Papa Jan XXII'nin Extrav'da g├Âsterdi─či gibi, rahiplere de tan─▒nm─▒┼čt─▒ Denilecektir ki, ├Âyleyse, zenginler ellerindeki fa: la mallar─▒ geri vermek zorundad─▒rlar. Peki ama kime? yoksullara m─▒, yoksa devlete mi? Hem yoksullara, hem devlete diyece─čim ama, zenginler olumlu bir hakka sahip olmad─▒klar─▒ i├žin, burada uzun boylu durmayaca─č─▒m bunun ├╝st├╝nde, ├ž├╝nk├╝, nas─▒l olsa k─▒yamet g├╝n├╝ Tanr─▒ ├Ân├╝nde hesap vereceklerdir. Ermi┼č Balisius, Ambrogius ve papa Leo da b├Âyle d├╝┼č├╝nmektedirler.
Demek ki, bizim devlet d├╝zeninde, b├╝t├╝n k├Ât├╝l├╝klerin kayna─č─▒ olan cimrilik, s├Âzle┼čmelerde yap─▒lan hileler, yoksullar─▒n gev┼čekli─či, ezilmi┼čli─či, en parlak zek├ól─▒ kimselerin kafalar─▒n─▒ i┼čletmemek y├╝z├╝nden d├╝┼čt├╝kleri bilgisizlik, bo┼čuna didinmeler, yorgunluklar, tefecilerin para dalavereleri, pintilikler, kendini be─čenmi┼člikler, mal m├╝lk ayr─▒l─▒─č─▒ndan do─čan t├╝rl├╝ k├Ât├╝l├╝kler, bencillikler, d├╝┼čmanl─▒klar, kinler, nefretler, kitab─▒m─▒zda g├Âsterdi─čimiz gibi, ortadan kalkacak ve b├╝t├╝n vicdanlar rahata erecektir. ┼×eref ve g├Ârevler herkesin tabii yetisine g├Âre da─č─▒t─▒ld─▒─č─▒ i├žin, G├╝ne┼č ├ťlkesi'nde, ar─▒lar devletinden s├Âz ederken ermi┼č Ambrogius'un da belirtti─či gibi, ba┼čkas─▒n─▒n yerine g├Âz dikmek, bir ba┼čkas─▒n─▒n mal─▒na konmak gibi ┼čeylerden do─čan k├Ât├╝l├╝kler kalmayacakt─▒r. Bizler, b├Âylece, t─▒pk─▒ ar─▒lar gibi, en b├╝y├╝k ├Â─čretmen olan tabiata uyuyoruz. Bizim ba┼čvurdu─čumuz se├žimler d├╝zensiz dolaps─▒z, tabii se├žimlerdir. ├ç├╝nk├╝, G├╝ne┼č ├ťlkesi'nde bizler, yarad─▒l─▒┼č├ža ve ahl├ók├ža sivrilenleri se├žmekteyiz.
«   01   ...    29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   »   


´╗┐